Kuala Lumpur

Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur, Uzak Doğu gezimizin ikinci durağıydı. Kuala Lumpur “Çamurlu Kavşak” anlamına geliyor. Kuala Lumpur’da da Singapur’da olduğu gibi zaman Türkiye’den 5 saat ileriydi. Tiger Airways ile Singapur’dan Kuala Lumpur’a 1 saatte ulaştık. Para birimi Malezya Ringiti (MYR). 1 Ringit yaklaşık olarak 0,6 Türk Lirası’na karşılık geliyordu. Burada da Singapur’daki gibi trafik soldan işliyor. 90 güne kadar yolculuklarda Türk vatandaşları vizeden muaf. Malezya’ya girişte pasaportumuza bir pul yapıştırıp ülkeden çıkışta pulun diğer kısmını aldılar o kadar.

Oldukça büyük ve güzel Doha (DOH) ve Singapur Changi Havaalanları’ndan (SIN) sonra KL Havaalanı (KUL) köy gibi geldi. Hele 8 Ringit’e havaalanından KL Sentral’e geldiğimiz otobüs (Aerobus) bizim köy otobüsleri gibi bile değildi.

1. gün – 29.06.2012

Kuala Lumpur’da ilk günümüzde önce KLCC’yi gezdik, parktan Petronas İkiz Kuleleri‘nin fotoğraflarını çektik. Petronas İkiz kuleleri 452 metre yüksekliğiyle dünyadaki en uzun gökdelenlerden biri.

Petronas İkiz Kuleleri
Petronas İkiz Kuleleri

Sonra Batu Mağaraları‘na gittik. Burası KTM Komuter denilen tren hattının son durağıydı. Trenlerdeki “coach for ladies only” yazan sadece bayanların bindiği pembe vagonlar değişik geldi bize.

Batu Mağaraları
Batu Mağaraları

Akşam da Petaling Caddesi (Jalan Petaling)’ne gittik. Petaling Caddesi’nde gece pazarı kurulduğunu ve çeşit çeşit çantalar satıldığını okumuştum internetten. Pembe bir çanta aldım buradan, 150 Ringit ile başlayan pazarlık 60 Ringit ile sonlandı. İnternetten okuduğum gibi 1/5 fiyatına düşecek kadar pazarlık yapmıyorlardı hiç bir yerde, biraz hayal kırıklığına uğradım açıkçası.

Petaling Caddesi
Petaling Caddesi

Petaling Caddesi’ni gezdikten sonra Merkez Pazar‘a (Pesar Seni) gittik. Hediyelik eşyalar alabileceğimiz güzel bir yerdi burası. Ayrıca, ilk defa mangosten, rambutan ve jambu yedik. Mangosten harika bir şeydi. Rambutan da güzel, içinde çekirdeği vardı. Jambu ise kırmızı renkli, elma armut tadında bir meyveydi. Ama favorim mangosten, yeniden gitmek kısmet olursa daha çok yiyeceğim 🙂

Merkez Pazar
Merkez Pazar

Merkez Pazar’dan sonra otele (Traders) dönüp ikiz kulelerin gece fotoğraflarını çektik. 13. kattan ikiz kuleleri izlemek de ayrı bir keyifti.

Petronas İkiz Kuleleri
Petronas İkiz Kuleleri

2. gün – 30.06.2012

Kuala Lumpur’da ikinci günümüzde önce Nasi Kandar Pelita’ya gidip Malay yemeği yiyelim dedik. Birimiz Fried Rice diğerimiz Fried Rice with Maggy gibi bir şey aldık. Maggy olan noodle’lu diğeri pirinçli soslu pilav gibi bir şeydi, alışık olduğumuzdan çok da farklı yemekler değildi. İçecek olarak mango suyu ve karışık meyve suyu aldık, karışık olan tabi ki daha güzeldi. Sonra Ulusal Cami‘ye (Masjid Negara) gidip fotoğraflarını çektik.

Ulusal Cami
Ulusal Cami

Sonra İslam Eserleri Müzesi‘ni (Islamic Art Museum) gezdik (12 Ringit). Müzedeki kubbeler çok hoşuma gitti. O kadar çok Osmanlı eserleri vardı ki sanki Türkiye’deki bir müzeyi geziyormuşuz gibi hissettim.

İslam Eserleri Müzesi
İslam Eserleri Müzesi

Oradan sonra KL Kuş Parkı’na gittik(40 Ringit). Dünyanın en büyük kuş parkıymış burası, çok güzel, çeşit çeşit kuşlar vardı. Bir de Bird Show izledik. Bazı kuşları eğitmişler, gösteri yaptılar. Gayet eğlenceliydi. Flamingoları merak ederdim hep, pembe pembe kuşları 🙂 Sonunda görebildim bu parkta.

KL Kuş Parkı
KL Kuş Parkı
KL Kuş Parkı
KL Kuş Parkı

Sonra yine otele dönüp ikiz kulelerin gece fotoğraflarını çekmeye devam ettik. Akşam yemeğimizde yine değişik yemekler yiyelim dedik. Birimizin yemeği tavuklu tay yemeğiydi, diğerimizinki yine pilavdı (adı da Tam Yam’lı bir şeydi). Yanında pembe ejderha meyvesi suyu içtik, güzeldi tadı.

3. gün – 01.07.2012

İkiz kulelere çıkıp şehri izleyelim dedik önce ama biletler tükenmişti (80 Ringit). Biz de Masjid Jamek, Bağımsızlık Meydanı (Dataran Merdeka) ve Sultan Abdul Samad Camii’ni görmeye gittik.

Jamek Camii
Jamek Camii
Bağımsızlık Meydanı
Bağımsızlık Meydanı
Sultan Abdul Samad Cami
Sultan Abdul Samad Cami

Sonra Time Square’den Nikon fotoğraf makinası, Low Yat Plaza’dan da Asus tablet aldık. Artık benim de bir Nikon’um var, ben de daha güzel fotoğraflar çekeceğim 🙂 Bu arada yıldız meyvesi ve beyaz ejderha meyvesi suyu içtik. Keşke buzlu almasaydık, buzun tadından meyvelerin tadı gelmiyordu. Beyaz ejderha meyvesi suyu yine tatlıydı. Sonra 20:40’taki Phuket uçağımız için yola çıktık. KLIA Express treni (35 Ringit) ile KL Sentral’den havaalanına gittik. Ama maalesef KLIA’dan LCCT’ye gitmemiz gerekti ve o gün umarım hayatımız boyunca bir daha yapmayacağımız bir şeyi yaptık, uçağı kaçırdık 🙁 Sabah 07:25 uçağına tekrar bilet alıp geceyi havaalanında geçirmek zorunda kaldık.

Kuala Lumpur’da da yapmak isteyip de yapamadığımız şeyler oldu yine. Mesela, Petronas İkiz Kuleleri’ne ya da KL Kulesi‘ne (Menara KL) çıkıp şehri kuşbakışı izleyebilmeyi çok isterdim. Bir de Kelebek Parkı ve Geyik Parkı‘nı gezebilmeyi isterdim ama  başka zamana kaldı artık.

Phuket Gezi Notlarım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.