Anvers

2018 tatilimizin üçüncü durağı Belçika’nın liman şehri Anvers’ti (İngilizce Antwerp, Flamanca Antwerpen). Belçika’da zaman Türkiye’den 1 saat geri. Para birimi Euro (EUR). 1 Euro 5.20 Türk Lirası’na karşılık geliyordu. Umuma mahsus (bordo) pasaportu olan Türk vatandaşlarının Belçika’ya giriş için Schengen vizesi alması gerekiyor. Belçika’nın çikolatası, waffle‘ı, danteli, patates kızartması, birası meşhur. Salı günü 19:07’de Fransa’nın Lille şehrinden kalkan trene binip 20:27’de Anvers’te (Antwerpen-Centraal) olduk. Tren bileti ücreti kişi başı 72 Euro’ydu. 3 yaşındaki kızımız için ayrı bilet almadık ve ayrı koltuğu da yoktu. 22 Mayıs’ta Anvers Tren İstasyonu’ndan alıp 31 Mayıs’ta Amsterdam Havaalanı’nda teslim edecek şekilde 9 günlük araç kiralamıştık (580 Euro). Aracı teslim alıp otele (B-aparthotel Moretus 5 gece 403.25 Euro + kişi başı 11 Euro şehir vergisi + 40 Euro bebek yatağı www.hotels.com) gittik. Akşam da geç olduğu için yemeğe dışarı çıkmayıp pizza sipariş verdik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Anvers’te gezdiğimiz yerler:

23.05.2018

Ertesi gün otelin yakınındaki marketten alışverişimizi yapıp kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı’dan sonra ilk olarak “Büyük Pazar” anlamına gelen Grote Markt‘ı görmeye gittik. Burası Lille’deki Gaulle Meydanı gibi güzel binalarla çevrili, büyükçe, hareketli bir meydan ve ortasında Brabo Heykeli yer alıyor. Efsaneye göre nehri geçmek isteyen gemicileri vergiye bağlayan dev Antigoon, vergi ödemeyenlerin elini keser sonra da nehre atarmış. Silvius Brabo devi yenip, aynı cezayı ona vermiş: Elini kesip nehre atmış. Şehrin adı da Flamanca “Hand werpen” yani “el atmak”tan geliyormuş. Meydan’dan Meryem Ana Katedrali de görünüyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu meydanda fotoğraflar çektikten sonra “Taş Kale” anlamına gelen Het Steen‘i görmek için Anvers sokaklarında ilerledik. Ortaçağdan kalma bu kale zamanla hapishane, ev, kereste fabrikası, balık deposu ve müze olarak kullanılmış. Kalenin dışındaki merdivenlerin başında bir dev ve iki insan heykeli bulunuyor. Bu heykeller ortaçağda şehir sakinlerini terörize eden dev Lange Wapper’ı temsil ediyormuş. Yenileme çalışmaları olduğu için içeri girilemiyor şimdilik.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kaleyi dışından gördükten sonra Meryem Ana Katedrali‘ne (Onze-Lieve-Vrouwekathedraal) vardık. Yapımı 169 yıl süren (1352-1521) bu katedral 123 metre yüksekliğiyle Belçika ve Hollanda’nın en büyük katedraliymiş. Gotik mimaride inşa edilmiş katedral o kadar büyük ki meydandan fotoğraf karesine sığdırmak çok güç. Giriş ücreti 6 Euro. Katedralin önünde “A Dog of Flanders” romanının küçük kahramanı Nello ve köpeği Patrasche’nin heykelleri bulunuyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Öğle yemeğimizde falafel yiyip limonata içtik. Sonrasında da tepesine çıkıp Anvers manzarasını seyretmek için MAS Müzesi‘ne (Museuum Aan de Stroom) gittik. Müzenin girişi 10 Euro, en üste kadar çıkıp manzarayı seyretme kısmı ücretsiz. Scheldt Nehri kıyısında yer alan bu müze 2011’de açılmış ve Anvers’in en büyük müzesi. Kırmızı renkli binanın dışını Anvers’in sembolü haline gelmiş ellerle süslemişler. En üstteki kısım cam korunaklarda kapatılmış durumda, ama camın ardından Anvers manzarasını çekebilelim diye 4 yönde de birer tane yuvarlak boşluk bırakmışlar. Bunu düşünmüş olmaları çok hoşuma gitti benim 🙂 Bir de müzenin karşısındaki bir binada “The Antwerp Whisperer” adlı fısıldayan insan heykelleri yer alıyor. Biz sadece bina üzerine yerleştirilmiş olanları gördük ama 1 tanesi de yerdeymiş. Çatıya yerleştirilen heykel, yerdeki heykelin mesajını fısıldıyormuş.

Müzeden sonra otele dönüp biraz dinlendik (otopark 14.50 Euro).

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Akşam yemeği için Türk restoranlarının yer aldığı Brederodestraat’a gidip Mevlana Restoran’da pide yedik. Pidelerin fiyatları 7-10 Euro arasında değişiyordu.

Biz gitmedik ama alışveriş caddesi Meir Straat, elmas ve pırlanta satan mağazaların bulunduğu Diamond District, ressam Peter Paul Rubens’in evi Rubens Huis (giriş 10 Euro), Anvers Hayvanat Bahçesi (giriş 26.5 Euro, 3 yaş altı çocuklar için ücretsiz) da Anvers’te gezilip görülebilecek yerler listelerinde yer alıyor.

Brüj Gezi Notlarım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.